Paylaşımlar

17 TEMMUZ 2017 | İÇİMİZDEN GELENLER | 2 YORUM

Ekmek Teknesi vs İnovasyon Takası

Büyük başarı kazanmış her işletme geçmişte öğrendiklerinin hem koruması hem de tehdidi altındadır.

Indra K. Noeyi, CEO PepsiCo

Şirketi bir tekneye benzetelim, hadi adını da verelim: Ekmek Teknesi...

Maceraperest bir kaptan ve bir avuç insan, bir gün bir tekne inşa eder ve denize açılırlar. Meraklı Kaşifler...

Andre Gide’nin sözüne canlı örnektir onlar:
“İnsan kıyıları görmeden uzun süre seyahat etmeyi göze alamadığı sürece yeni topraklar keşfedemez...”

Yolculuğa çıkarlar; Yeni ve Bilinmeyene doğru...
Bir limana varırlar, sonra bir diğerine, sonra birine daha. Sürekli yeni topraklar keşfederler.

Ulaşılan her yeni liman ile çoğalan bolluk ve bereket göz kamaştırır. Büyür ve gelişirler...

Sonra o gün gelir... Bir zamanların Ekmek Teknesi, Amiral Gemisi’ne dönüşür.

Ve o ilk günkü keşif aşkı, soluk bir hatıraya...

O gün Amiral Gemisi risk almaktan korkar hale gelir. Kaptan ve güvertedekiler, bir zamanlar cesur birer denizci olduklarını, uzak denizler için yanıp tutuştuklarını unuturlar.

Güvenli sularda seyreder, aşina oldukları rotadan dışarı çıkmazlar. Bir güvenli limandan diğerine, gider gelirler... Gelirler ve giderler kontrol altındadır. Risk Kontrol bölümü en fiyakalı ekip olur. Kusursuz olma telaşına düşülür; “Hata Savar” bir kültür oluşur.

En büyük korku kaptan köşkündedir. Artık bilinmeyene seyahat etmeye gerek kalmamıştır.

Sizi bugüne getiren başarılara sırtınızı yaslayıp bir limana demirler veya güvenli rotanızın dışında koca bir dünya, keşfedilecek yeni limanlar olduğunu unutursanız, geleceğinizin kuyusunu kazarsınız.

İşte o gün geldiğinde, artık yeni bir takayı suya indirme zamanı gelmiştir; hadi onun da adını verelim: İnovasyon Takası... Onu yüzdürecek açık fikirli bir lider gerekir; İnovasyon Kaptanı.

Yenilikçi kaptan ve tayfası, taze bir takım olarak bir araya gelir. Onlarda küçük bir çocuğun öğrenme merakı ve dirayetli bir savaşçının azmi bir aradadır.

Ana geminin şatafatından uzak, biraz desteğine muhtaç halde, onun yanı sıra seyir halindedir bizim taka. Kaptan ve mürettebatın burnu iyi koku alır. Ara sıra keşif gezisine çıkar, dönerler. Küçük ve çevik seyahatlerdir bunlar. Yeni ve bilinmeyene yolculuk onlar için bir oyundur.

İnovasyon Takası, “Hata Sever” bir kültürü barındırır. Küçük deneyleri disiplinle sürdürür, hatalarından öğrenerek büyür ve gelişir...

Bu dönemde, Amiral Gemisi Yönetim Kurulu, İnovasyon Takası’nı Ekmek Teknesi’ne karşı özenle korur. Bir yandan da yapılan deneyleri açık fikirle izler.

Sonra zamanı gelir; inovasyon kaptanı ve bir avuç insan, amiral gemisinden tamamen kopup kendi yoluna, kendi rotasına yelken açar. Meraklı Kaşifler...

Özkan Zere - 17.07.17

“21. yüzyılın cahilleri okuma yazması olmayanlar değil; öğrenemeyen, doğru bildiğinden vazgeçip yeniden öğrenmeyi beceremeyen insanlar olacak.” Alvin Toffler

19 HAZİRAN 2017 | İÇİMİZDEN GELENLER

Aktör Olmak İsteyen CFO

Vaktinden önce düşen bir Y kuşağı

Şimdi dönüp bakınca, o dönemin, o kuşağın insanı değilmişim.

Hayatın bana direttiklerine öyle kolay kolay “he” dememişim.

Tamam kabul ediyorum, pasif direnişmiş benimkisi ve devrim yerine evrim geçirmişim. (:

Şimdilerde öğreniyorum ki herkesin gelişim hızı farklı; peki doğru, ben biraz yavaşmışım... (:

Devamı...

03 NİSAN 2017 | İÇİMİZDEN GELENLER

Fırtınanın Ortası ~ Yaşamın Dansı

Dance, when you're broken open. Dance, if you've torn the bandage off. Dance in the middle of the fighting. Dance in your blood. Dance when you're perfectly free.” ~ Rumi ~

"Dans et kabuğundan çıktığında. Sargılarını söktüysen dans et. Dans et kavga kıyametin tam ortasında. Kanın kaynarken dans et. Dans et tam anlamıyla özgür olduğunda." ~ Mevlana ~

Devamı...

06 MART 2017 | İÇİMİZDEN GELENLER

06.03.09

İkibinli yılların başıydı. Otuzlu yaşlarımın başı.

Henüz yirmilerinde gençlerle birlikte 5 otobüse doluştuk. Memleketi dere tepe dolaştık. 200 kişi ~ 1 ay...

Ankara'nın doğusunu, memleketin kuzey ve güneydoğusunu ilk defa görüyordum.

Çok büyüktü topraklar, git git bitmiyordu. Antik kent, kalıntı, müze ve tabiat harikalarının başlıcalarını geziyorduk.

İlk kez farkına varmış, ne olduğunu görmüştüm. Meandros her yerdeydi... Binlerce yıldır...

Antik dönemlerde, Menderes nehrinin içine kıvrıla kıvrıla ilerlemesi, friz süslemelerinde yaygın biçimde kullanılmıştı. İngilizce dilinde "meandering of a river" diye yerini de almıştı. Nehrin Kıvrılması...

...

Benim Meander'im 06.03.09 günü kuruldu.

O günden bugüne 8 yıl geçmiş, henüz.

Ben de Meander de değişime uğramışız, bariz.

Kıvrıla kıvrıla ilerliyoruz birlikte, yaşam denen bu nehirde.

Rakamları kurcalamayı bıraktık. Kelimeleri seçtik. Konuşmayı. İnsana dokunmayı.

Önce rakamlar vardı, sonra kelimeler. Önce Drucker ve patikası, sonra Meander'den Masallar ve Konuşmalar... Çok yakında yeni sürprizler...

...

Yaşam bir yolculuk, tıpkı seyahatin hayatın ta kendisi olduğu gibi...

Akıyoruz menzile doğru... Hayalimize varamayacağımızı bile bile...

...

Sevgiyle,

OZ

06.03.17

20 ŞUBAT 2017 | İÇİMİZDEN GELENLER

Rehavetin Ataletinden Kurtulmak

"Rahatlığın getirdiği Rehavetin Ataletinden kurtulmak; işte bütün mesele bu..."

diye yazmışım FaceBook sayfamda bundan tam altı yıl önce, 20 Şubat 2011'de.

~ ~ ~

"Rehavet Değişimin Düşmanıdır ~ Complacency is the Enemy of Change"

başlığında konuşmalar yapmama henüz 3 yıl varken...

....

Nelere kadir içimizden dökülen kelimeler, idrakimiz zayıf, bilinç altı her daim galip.

Yaz Gerçek Olsun inandığım bir müessese, ve işliyor. İnsanın şaşırmaması mümkün değil.

Geçen sene verdiğimiz bir değişim liderliği atölyesinden bir poster aşağıda; 2011 yılından bugüne...

#YazGercekOlsun #Urgency vs #Complacency #Atalet #Rehavet#AcilDurumHissi #TeyakkuzHali

28 KASIM 2016 | BİZİ ETKİLEYENLER

Düşündüklerime ve Yaptıklarıma Kıymet Veren bir Müessese

Alarko iki kıymetli insanın liderliğinde bugün olduğu yere geldi; büyük bir başarı hikayesi. Birlikte çalıştıkları insanlara değer verdiler; içlerindeki potansiyele hayat vermeleri için onlara fırsat sundular. Bu iki insan, ceketlerini alıp gittiler. Artık yoklar. Arkalarından söylenenlere bakın, onlarla mesai harcamış olanlar tarafından.

İki kişilik bir ortaklıktan, bugün gelinen başarının en önemli sebebi, benim fikrime göre, dokundukları insanların ışıldamasına imkan sunan bir aile ortamı, şirket kültürü yaratmış olmaları. İnsanların yaptıkları ve düşündüklerinin kıymetli olduğunu hissetmesi... Ancak insana özen gösterilerek mümkün...

İşte buna dair harika bir belge. Fazla söze gerek kalmıyor, gözler yanından ayrılan çalışanlarına böyle bir mektup yazıp imzalayacak patron arıyor.

İshak Alaton ve Üzeyir Garih'e saygıyla... Linkedin Paylaşımı için Ayçe Ayyıldız'a teşekkürler...