Paylaşımlar

06 MART 2021 | İÇİMİZDEN GELENLER

Girişimcinin Seyir Defteri

Kendinden büyük hayalleri olanlar,

peşinden gidilecek o amacı bulanlar,

her şeyini sunmaya hazır cesurlar için.

~ . ~

Herkes hayâlinde ne varsa oraya ulaşır. Hayâl et.

Doğal bir çekim gücü vardır, o amacın. O senin Kutup Yıldızın.

Seni çağırır, sen ona doğru çekilirsin.

Varını yoğunu verir, yorulmak bilmezsin.

~ . ~

Girişimcinin bir meselesi vardır. Çözmek istediği. Kolları sıvar, yola çıkar.

Yolculuk uzun, çetrefilli. İki nokta arasında kısa bir yol yok. Doğru tek yol var.

Patikası Menderes Nehri'ne benzer. Kıvrıla kıvrıla menziline ilerler.

Elinde bir pusula. Dört yönü gösteren. Adım adım ilerlersin. Günbegün.

Cebinde dört değer. Doğru davranışa sevk eden. Doğru kararı aldıran.

Gün gelir uçarsın. Gün gelir koşar. Gün gelir yürürsün. Gün gelir yerde sürünür. Her gün ilerlersin.

Hayâlini unutmadan. Değerlerinden kopmadan. Her yol mübah değil. Bilirsin.

~ . ~

Kaç kişiydik o zaman? Kaç kişiyiz şimdi?

~ . ~

Yanında 3-5 kişi var ilk gün. Hayâlini ve meseleni dinleyen. Amacına ve değerlerine inanan.

Sonra, bir bakarsın otuz kişi olmuşsunuz omuz omuza. Sonra üçyüz. Derken bin. Beşbin. Onbin.

Tek başına daha hızlı, başkalarıyla daha uzağa gidersin. Bilirsin. Ufkunu genişletmeyi, menzilini büyütmeyi tercih edersin. Bir kişi bir başına bin adım değildi zaten en başında hayalin. Bin kişi birlikte, kolkola, aynı anda dev bir adım.

Üçyüze varana dek, tek tek tanırsın yolunda yoldaş olanları. Dunbar sınırını ikiye katlarsın.

Sonrasında iletişim hayati önem kazanır. Bilirsin.

~ . ~

İletişimi yapılmayan her şey yok hükmündedir.

~ . ~

Vakti gelir. Ta en başta, o ilk günkü hayâlini ve çözmek istediğin meselenin masalını yazarsın.

Bugüne kadar olan yolculuğu öyküye dökersin. Anlatırsın. Resmedersin.

Herkes duysun. Herkes görsün. Herkes bilsin. Herkes anlasın...

Öte yandan, geçmişte takılı kalmazsın. Geçmişin başarısı geleceğin garantisi değildir.

Yolculuk gelenekten geleceğedir. Bilirsin. Yol ve yolcular, yolda giderken şekillenir.

Geminin güvertesinde çoğalan insanların uyum içinde yaşamı seni ilgilendirir.

~ . ~

Sor, duy, anla, uygula.

~ . ~

Yolculuğuna katılan insanların renkleri birbirinden etkilenir. Her bir bireyin kendi hayat amacı ve değerleri vardır. Senede bir defa onları dinlersin. Güvertede bugün nasıl yaşadıklarını, yarın nasıl yaşamak istediklerini sorarsın.

Değerlere dayalı davranış biçimleriyle oluşan topluluk kültürünü sürekli mercek altına alır, yoldaşlarının nabzını tutarsın. Nabza göre, güncelleme ve yeni uygulamalara hayat verirsin.

Senin sorumluluğun, güvertedeki herkesin ahenk içinde, ortak geleceğe doğru küreklere asılması.

Ortak inançla, ortak değerlerle, yapmak ve görmek istedikleri tutum ve davranışları sahiplenerek, geminin hep birlikte aynı amaç için yol alması.

Güvertede onbin kişi. Gözleri seninle aynı Kutup Yıldızında. Senin meselen hepsinin meselesi.

Bir olmanız en önemlisi.

Özkan Zere

#ConsciousCapitalism #ŞuurluSermaye

Not: Bu yazı ilk defa 6 Şubat 2021 tarihinde ozkanzere.com adresinde yayınlanmıştır...

21 ŞUBAT 2021 | İÇİMİZDEN GELENLER

Ticari Başarı Güvene Karşı

"Ayinesi laftır kişinin işe bakılmaz." diye bir deyim devirsem size...

Doğru okudunuz. Yanlış yazmadım. Hadi canım sende! "Lafla peynir ekmek gemisi yürümez" diyenleri duyuyorum. Buyrun biraz kurcalayalım; yürür mü yürümez mi birlikte karar verelim. İleri gitmeden önce, devirdiğim deyimi az biraz devşireyim…

İnsanın aynası; söyledikleri, davranışları ve ürettiklerinin bütünüdür.

Siz siz olun, insanın sadece yaptığı işi, aldığı ticari neticeyi değerli kılmayın…

İnsanların değerleri vardır. Değerleri olmayanlar zaten bu satırları okumazlar.

Değerler, evrensel ve insan olmaya dair önemli şeylerdir…

İnsanın değerleri kelimelerine yansır. Konuşmalarından dökülür. Davranışlarıdır insanın değerlerinin aynası.

Dedikleri, davranışları, insani dokunuşları olan lider etrafına güven verir.

Uzun soluklu bir ticari başarı için güven esastır.

...

Performans vs Güven

Şirketinizi ticari başarısı tavan yapan birine mi emanet edersiniz, yoksa güvenilen birine mi?

Keşke, ikisi bir arada görülen liderler çok olsa… (Tablo sağ üst bölüm)

Şirketler liderlerin ticari performansını ölçüyor, ancak onlara duyulan güveni ölçmüyor. Belki güveni ölçmenin zor olduğunu düşünüyor.

Simon Sinek'e göre güveni ölçmek çok kolay; şirkette çalışan insanlara sorun diyor Simon, zor zamanlarda arkalarında kimin duracağına inanıyorlar. Sinek'e göre, tek bir isim etrafında toplanacak ortak cevap. Yine onlara sorun diyor; kime asla güvenmezler diye, yine ortak cevabın bir kişide yoğunlaşacağından emin Simon.

Güvenilmeyen lider yüksek performans sergiliyorsa bile (tabloda sol üst bölüm), ortalama bir performans gösteren ancak daha çok güvenilen lidere (tabloda sağ orta bölüm) şirketinizi emanet edin, diye bitiriyor Simon, çünkü birincisi toksik bir kültürün ve karanlık yarınların, ikincisi pozitif bir kültürün ve uzun soluklu başarıların yaratıcısı olmaya aday.

...

Güven en temel değer. İnsan güven duymadan yola çıkmaz başkasıyla.

Güven sözle başlar, davranışla perçinlenir. Laf dediğimiz şey hafife alınamaz. Elbette bahsettiğimiz olumlu davranışa dönüşen laflar. Boş laf değil. Sakınmak istediğimiz ise, güvenimizi boşa çıkaran davranışlar.

Salt sonuç odaklı dönen dünyanın içindeyseniz, gün gelir değerleri gözden kaçırabilirsiniz.

Günü kurtarırken, yarını unutursunuz. Oysa bugünün bir de yarınları vardır.

Başarı için attığınız her adımın, sarf ettiğiniz her lafın bir değeri vardır. Yeter ki inandığınız değerlere uyan adımlar atın. İşte o vakit bilin ki, yarınlar sizin.

Başarının bedeli diye düşünüp, sakın ola değerleriniz pahasına adımlar atmayın.

İş dünyasında parlayıp sönen ne büyük yıldızlar var ve medeniyet tarihinde dünyaya hükmedip yok olan nice uygarlıklar. Bir zamanların dev şirketlerine ve tarihteki büyük imparatorluklara yakından bakarsanız, önemli bir faktörü fark edersiniz. Kalabalık kitleleri bir arada tutan ve onları uzun yolculuklara sürükleyen en güçlü yapı taşıdır: "Ortak Değerler"...

Dünya devi şirketler ve dünyayı titreten imparatorlukların ufalanmaya başlaması, onları yücelten değerlerinden uzak düştükleri gün başlar...

Özkan Zere

21.01.2021

Yazıya ilham olan Simon Sinek videosu linki aşağıda...

Yukarıdaki tabloyu, Simon videonun beşinci dakikasında flipchart'ına karalıyor.

Ayrıca tavsiye edeceğim bir yazı var; yukarıdaki tabloyu buradan alıp Türkçeleştirdim.

Yazı net ve çok iyi:

http://www.teamleadershipculture.com/blog/performance-vs-trust-2/

Not: Bu yazı ilk olarak 21 Ocak tarihinde ozkanzere.com adresinde yayınlanmıştır....

10 EKİM 2020 | İÇİMİZDEN GELENLER

Sonra Orada

Benzersiz bir devrim yaratarak ticari başarıya ulaşmış olan her şirket, şuurlu insanlar tarafından kurulmuştur.

Bu insanlar, zamanın ruhunu ve coğrafyaların demografik koşullarını doğru okumuş, önce yeni bir ihtiyaç fark etmiş, sonra herkesin gözü önünde duran parçaları birleştirip yeni bir bütün yaratmışlardır.

Yeni Bir İhtiyaç > Yeni Bir Bütün

Daha önce kimsenin haberdar olmadığı, bu yeni bütün, her eve lazım bir ihtiyaç olarak bir çırpıda kabul görmüştür.

Yeni Bir Bütün > Yeni Bir Kabul

Hani yirminci yüzyıla damga vuran o usta girişimcinin* dediği gibi, belki de bizler hâlâ at arabalarına biniyor olabilirdik.

Pazar araştırmaları önemlidir, ancak henüz bilinmeyen bir ihtiyacı keşfetmemiz yolunda işe yaramaları pek mümkün olmaz. Mevcut pazarları araştırabilirsiniz, oysa yeni bir pazarı ancak yaratabilirsiniz.

Kendi pazarını yaratacak olan yeni bir bütünü keşfedebilecek olanlar, sadece ve sadece, şuurlu insanların kurduğu, şuurlu yol arkadaşlarını yanlarına alarak büyüyen ve gelişen şuurlu şirketlerdir.

Toplum ve yaşam farkındalığı ve ÖZ bilinci doğal olarak yüksek, girişimci cesaretine sahip olan insanların, bir başlarına yola koyulması, özenle seçtikleri birkaç yol arkadaşlarını yanına alarak ilerlemesi, yol kat etmesi, hızlı-çabuk-çevik olması, yeni bir pazar yaratarak uyuyan bir pazarı sarsması kolaydır.

Hatta daha da ileri gitmesi, büyümesi, yoktan var ettiği pazarın uzak ara lideri olması ve kendisini kopyalayanların hızla çoğalması da normal veya göreceli olarak kolay olabilir.

Şuurla yola çıkan şuurlu şirket için zor olan şudur:

Başarısının zirvesindeki o tatlı rehavetli platoya, düzlüğe çıkması.

O gün; "Çok şükür bir düzlüğe vardık. Oyunumuzun zirvesindeyiz. Bundan sonrası artık kolay..." denmesi olasıdır. Ve bu deyiş, O çıkılan zirveden er ya da geç bayır aşağı inileceğinin habercisidir.

Şuurlu şirketin şuurlu kurucuları, o tatlı platoya vardıklarında, ceplerinde hâlâ şuuru taşıyorlarsa, alacakları karar ve odaklanacakları nokta bellidir. Onlar, artık önlerinde iki patika olduğunu bilirler.

1 ) Ya şuurlu şirketin içinden yeni bir şirket doğuracak,

2 ) Ya da zamanın ruhuna ve coğrafyaların demografik koşullarına ve mevcut pazarlara yeniden bakarak, sıfırdan yeni şuur şirketleri başlatacaklardır.

Üçüncü seçenek yok olmaktır.

Şuurlu Şirketlerin Şuurlu Liderleri şunu bilirler:

Yaptıkları kopyalanacaktır.

Yapacakları yeni bir tarih başlatacaktır; kendileri ve takipçileri için...

Seyyah ÖZ

12.Ağustos.2020

İntepe/Çanakkale

* Henry Ford "Eğer insanlara ne istediğini sorsaydım, onlar daha hızlı giden at arabaları isterlerdi."

Dip Notlar

1. Böyle bir yeni bütün, sadece ve sadece psikoloji, sosyoloji, mühendislik ve teknoloji bilgi birikimlerinin birlikte mayalanması, yoğrulması, soslanması ve doğru kıvamın doğru ateşte pişirilmesi ile mümkün olabilir...

2. Yirmibirinci yüzyıla damga vuran şu meşhur şuurlu lider olmasaydı, ve bizler hâlen fosil kapitalizmin ninnilerini dinliyor olsaydık, petrol ile çalışan arabaların saltanatı, dünyamıza gömülü tüm fosil rezervler tükenene kadar sürecekti sanki... Evet Elon Musk ve Tesla'dan bahsediyorum...

3. 1800lerin sonlarına doğru kurulmuş P & G için Yirmibirinci yüzyılın başında önemli işler başaran A.G. Lafley olmasaydı, bugün sıvı çamaşır deterjanı pazarı doğmamıştı.

https://www.kornferry.com/insi...

#entrepreneurship #SonraOrada #innovation #inovasyon #girişimcilik #consciousleadership #consciouscapitalism #consciousbusiness #ŞuurluSermaye #ŞuurluLiderlik #ŞuurluŞirket

Bu yazı ilk defa ozkanzere.com da 12 Ağustos 2020 tarihinde yayınlanmıştır...

https://www.ozkanzere.com/sonra-orada.html

02 ŞUBAT 2020 | İÇİMİZDEN GELENLER

Kahramanın Sonsuz Yolculuğu

Joseph Campbell, kitabının orijinal ismi, Kahramanın Bin Yüzü. Türkçe kitabın başlığı, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu olarak uygun görülmüş. İyi de edilmiş.

Önce kahramanımızın keyfi yerindedir. Talihi yaver gitmektedir. Birdenbire talihin akışı yön değiştirir. Kriz yaşanır. Eşik aşılır. Maceraya atılmak kaçınılmaz olur.

Travmalar ve en büyük korkularla yüzleşilir. Hayat devam ettikçe çareler, çözümler er ya da geç bulunur. Genellikle zor zamanlarda, bir kılavuz, bir rehber kahramanımıza yol gösterir.

Dönüşüm yaşanmaya başlar. Kahramanımız kabuk değiştirir. Yeni yetenekler geliştirir. Kapasitesi artar. Kendi büyüme ve gelişmesini keşfeder. Artık eşik olumlu yönde aşılır.

Kahramanımız yeni güçler kazanmıştır. Bu yeteneklerini dünyayla paylaşma zamanı gelmiştir. Sonrasında, bir süre sonra, döngü yeniden başlar.

Herkes kendi hayat bölümünde, farklı zaman dilimlerinde, farklı yolculuklardan, zorlu sınavlardan geçer. Biz geliştikçe büyüdükçe, bizi hep yeni sınavlar bekler.

Uzun hayatlarımız ve çok sayıda yolculuklarımız olsun. Zorlanalım, mücadele edelim, gelişelim, büyüyelim, paylaşalım, çoğalalım.

Cümlemize nice kahramanlık yolculukları diliyorum.

#SeyyahÖZ #KendiniArayanSeyyah #CevherdenMücevhere

24.03.2019

Bu yazı ilk defa 24 Mart 2019 tarihinde ozkanzere.com sitesinde yayınlanmıştır...

https://www.ozkanzere.com/kahramanin-sonsuz-yolculugu.html

07 MART 2019 | İÇİMİZDEN GELENLER

HUMAN TOUCH @ BEST BUY

HUMAN TOUCH is simply the primal need for us to carry on in this inhumane world. Whether we work for a company or we buy from a company, we all love to have some special attention. We have got this urge to be UNDERSTOOD.

Once we have this privilege, we go all the way. We thrive for serving a purpose (STAFF EXPERIENCE) and we are ready to pay something extra for being spoiled (CUSTOMER EXPERIENCE).

A GIANT TRANSFORMATION story we have got here; rising up simply on fulfilling this basic need of ours: THE HUMAN TOUCH.

2012 has been recorded as the year when things were going as expected for another brick and mortar giant. BEST BUY was going down the drain. Another easy hunt for Amazon; people believed so, but life always offers us an element of surprise. Yes, here we are with the story of a major comeback!

Hubert Joly took over the responsibility. His first mission was to be in the front-lines with his people. This is the only way you can grasp what your business is, not from your high and mighty towers at your brilliant Board Rooms. This is also the only way where your presence boosts the staff experience. Just listen to them, and then filter the noise and come up with a crystal clear voice of your people. They know BEST. Act upon the BEST ideas and then see how your STAFF EXPERIENCE will shine like a diamond. I am telling you that your STAFF is going to shine; let everyone else talk about lousy bloody staff engagement...

It is obviously an iterative process and instant gains are always welcome on giant TRANSFORMATIONAL CHANGES like this one. I am sure there has been many instances. This is the only way you can keep the steam up.

Simultaneous attempts on the CUSTOMER EXPERIENCE side of the game is also vital. We need the CASH ENGINE up and running. When things were getting real ugly as being a HUNT for Amazon, the customers visiting the BEST BUY stores were just coming to choose what to buy and then the purchase was done online with a better price.

In any business, if you only compete on price, you will disappear sooner or later, regardless of your industry.

The qualified BEST BUY staff started working as an ADVISOR to the CUSTOMER. The advisory service was not only at the stores but the Customers had the luxury of getting guidance at the comfort and privacy of their home. The best part is that these advisors had no pressure to SELL anything to customers. They were simply advising.

Yes, some major changes on the e-business part of the game was also vital for the turn around. In the end, this is also for giving luxury and serving for CUSTOMER EXPERIENCE. Major suppliers like Apple and Samsung have also been taken on board during this turn around. In the end, they needed these retail spaces as their show rooms and they gave a hand.

All the success stories when explained seem so SIMPLE. Oh yes Simple is Genius, only after being simplified by a CLEAR MIND.

I am telling you, by all means it is very simple:

Once you have a VALID BUSINESS not becoming obsolete soon, all you need is LOVE for

  1. STAFF EXPERIENCE
  2. CUSTOMER EXPERIENCE
And then you hit the JACKPOT, simple Nah?

Özkan ZERE

March 7th, 2019

PS: I am sure we are going to see more brick and mortar acquisition by Amazon in the near future.

Please see below, the original article upon which I have iterated this scribble of mine.

https://www.inc.com/justin-bariso/amazon-almost-killed-best-buy-then-best-buy-did-something-completely-brilliant.html

02 NİSAN 2018 | İÇİMİZDEN GELENLER

İnsani Liderlik ve Balıkçı Erol

Sevgili Clayton Christensen,

Bu dosdoğru size hitaben yazılmış açık bir mektup olsa da, muhatabının kendim olduğu elbette aşikar. İnsan önce kendisi için yazar…

Bir süre önce ölümle burun buruna geldiniz. Yaşamınızın muhasebesini yaptınız ve ortaya “Yaşamınızı Neyle Ölçeceksiniz?” * çıktı.

5 yıl önceydi, bu isimli makalenizin sonuç paragrafı sohbetlerimin kapanışını oluşturuyordu. Ticari sonuçların hemen önüne, insani dokunuşu konduruyordum. Şirketler insanca yaşamalıydı. Amaç elbette kazanç, ancak para insandan önce gelemezdi.

Bir süredir soruyor insanlar bana, yaptığın işi niye yapıyorsun diye. Kalptendir verdiğim cevap; “hayatlarına dokunduğum insanlar için”…

Şimdilerdeyse, bir çift sözüm var; hem size Christensen, hem kendime, hem de herkese…

Eğer bir insana dokunuyor ve onda olumlu bir fark yaratıyorsunuz, siz bir lidersiniz. Doğru...

Yanlış olan etkileşimin tek yönlü olduğu.

Dokunduğunuz her insanda siz de değişirsiniz. Kimin hoca kimin öğrenci olduğu bilinmez derler. İnsanlar _ancak ve ancak_ içini başkalarına açık yürekle açtığında ve dokunulmaya izin verdiklerinde büyür. Hakiki Lider olurlar…

Bir teşekkür borcum var tanıştığım, hayatlarına dokunduğum insanlara...

Siz de bana dokundunuz. Gelişmeye, öğrenmeye devam ediyorum. Sayenizde, çok şükür...

Ve küçük bir tavsiye, büyük küçük herkese...

Zor zamanlar kapınıza dayandığında, kapıyı açın ve dışarı kaçın. İnsanlara açılın.

Ummadığınız can size yeni bir heyecan sunar. Daralmış ciğerlerinize taze bir nefes dolar. **

Kim bilir, gün gelir Clayton Christensen de sesimi duyar...

Seyyah ÖZ,

Fikir Aralık 2017 ~Yazıya dökülüş 2 Nisan 2018

* “How Will You Measure Your Life?” Clayton Christensen

2013 yılında, "Thinkers 50" listesinde yaşayan 1 numaralı düşünce önderi olarak seçilen, yıkıcı inovasyon tabirinin babası, Harvard İşletme Profesörü Clayton Christensen, dünyanın dev şirketlerine verdiği danışmanlıklar ile muazzam bir finansal etki yaratmıştır. Yaşadığı bu zor deneyim sırasında hayatını gözden geçirir ve yaşamını değerli kılan şeyin yarattığı finansal faydadan öte dokunduğu insanlarda yarattığı olumlu dönüşüm olduğunu görür.

** 2017 yılında, Aralık ayında, içimi kağıda dökerim; “Ben balık alayım anne, sen gel yeter ve kıvırcık salatamız olsun sofrada.” Sonra sokağa çıkarım. Başıboş dolaşırım. Kuyubaşı’nda durur, seyyar balıkçı Erol, 20 yıldır. O gün tanışırız. Karadeniz’in balıklarını ayıklar, büyük bir ustalıkla. Bir ara, “sen ne iş yapıyorsun” der. Cevabımı alır, gözümün içine içine bakar, bana 2 cümle üfler. Canıma heyecan katar...